‘Melekler Şehri’ne HOŞ GELDİNİZ…

Los Angeles, New York ile birlikte Amerika’nın en dinamik metropollerinden bir tanesi. Şehrin sahip olduğu değer sayesinde daha şehre girmeden heyecanlanmaya başlıyorsunuz. Hatta sahip olduğu bu değerler öylesine güçlü ki (Hollywood, Oscar vb.) birçoğu Amerika’nın ‘Yumuşak Gücü’ arasında.

Los Angeles’ta toplumlar kendi kültürlerini yaşatmak için farklı alanlar kurmuşlar. Bu durumda  şehre kültürel açıdan zenginlik katmış. Birkaç günde dünyanın yarısını gezmiş gibi oluyorsunuz.

Gezilecek yerlerin hepsi birbirinden farklı ve uzak lokasyonlarda bulunuyor. Eğer bu şehre gelecekseniz ve vaktinizde kısıtlıysa önceden planlı olmakta büyük yarar var. Ayrıca Los Angeles’ta dünyanın en kötü trafiğini bulabilirsiniz. Amerika’nın zaten en kötüsü durumda.

Bu güzel şehirde yaklaşık üç gün geçirdim. Bu süre zarfından Oscar hazırlıklarına denk gelmem keyfime keyif kattı. Gezdiğim süre boyunca gezebildiğim her yeri not almaya çalıştım. Umarım ‘Melekler Şehri’ni ziyaret edecekler için faydalı olur. Buraya gelmek güzel ama dönmek biraz zor 🙂

Ulaşım

Los Angeles’ta şehir içi ve şehir dışı (Santa Monica vb. yerlere) ulaşım aracı olarak metro ve otobüs’ü kullanabilirsiniz. Öncelikle kendinize ulaşım kartı edinmeniz iyi olabilir. Metro istasyonlarından alabiliyorsunuz. Zaten metroya binecekseniz her durumda kart almak zorunda kalıyorsunuz. Kartınız yoksa otobüslerde nakit olarak da ödeme yapabiliyorsunuz. Her biniş için sabit olarak 1,75 dolar ödüyorsunuz. Los Angeles’ta gezilecek yerlere genelde toplu taşıma araçlarıyla ulaşabiliyorsunuz. Taksi ise bir diğer alternatif ama taksi ulaşımı dolar kurundan dolayı pahalı gelebilir. Taksiler 2,85 dolardan açılıyor. Taksimetreler mil üzerinden çalışıyor ve yaklaşık 150-200 metrede 0,30 cent atıyor.  

los-angeles-metro

Diğer bir ulaşım alternatifi ise araç kiralamak olabilir. Günlük orta sınıf bir aracın kirası 40-75 dolar arasında değişiyor. Eğer araç kiralayacaksanız aracın navigasyonu olmasına dikkat edin derim. Amerika’da navigasyon ile her yere rahat ulaşım sağlayabilirsiniz. Ayrıca Amerika’da yakıtta oldukça ucuz. Araç kiralayacaksınız trafik kurallarına çok çok dikkat etmeniz gerek. Sakın Türkiye ile karıştırmayın. En az iki kişi olmak kaydıyla araç kiralamak mantıklı diye düşünüyorum. Tek kişi olduğunuzda hem kurallara dikkat etmek hem de navigasyonu ve çevreyi kontrol etmek zor olabilir.

Metro haritasına buradan ulaşabilirsiniz > https://www.metro.net/riding/maps/

 

Günlük Harcama

Amerika’da en kolay bulabileceğiniz şey fast food. Nereye baksanız bir al-git (take away) noktası görebilirsiniz. Kahvaltı dahil günlük ortalama 40-50 dolar arası yemek masrafı tutabilir. Tabi bu söylediğim orta düzey yerlerde yemek yediğiniz. Su, çikolata gibi şeyler burada biraz pahalı. Örneğin su 2 dolar civarlarında. Los Angeles yeme-içme anlamında çok ucuz olan bir şehir değil.

Nasıl Gezmeli

Yukarıda da belirttiğim gibi Los Angeles’ta gezmenin en güzel yolu iyi bir plan yapmaktan geçiyor. Çünkü bu şehirde gezilip görülecek yerler arasındaki mesafeler oldukça uzak.

los-angeles

Şehri gezmek için en güzel yöntemlerden bir tanesi şehir turu yapan araçları kullanmak olabilir. Her tur firmasının 10-12 arası farklı paket seçeneği var. Disneyland ve Universal Stüdyo turun içerisine dahil değilse 40 ila 79 dolar arasında değişen farklı paketler mevcut. Ben 79 dolar olan paketi seçmiştim ve oldukça güzeldi. Disneyland ve Universal Stüdyo işin içine girerse bu paketlerin başlangıç seviyeleri 140 dolarlara çıkıyor. Tur firmaları yoğun olarak Hollywood/Highland (Walk of Fame)’da bulunuyor. Ben gezi için LACity Tour’u tercih etmiştim ve memnun kalmıştım. Detaylarına buradan ulaşabilirsiniz. > https://lacitytours.com/

Nereden Başlamalı

Hollywood/Highland şehri gezmek için iyi bir başlangıç noktası olabilir. Dolby Tiyatrosu, Çin Tiyatrosu, Mademe Tussauds, Walk of Fame gibi alanlar bu cadde üzerinde yer alıyor. Ayrıca Los Angeles’ın en hareketli yerlerinden bir tanesi.

Nereler Gezilebilir

Walk of Fame: Hollywood Bulvarı ve Vine Street arasında bulunan ‘Walk Of Fame’, dünyaca ünlü kişilerin, karakterlerin ve dizi isimlerinin yıldızlar içerisinde yer aldığı ünlü bir yol. Her yıldızın ayrı bir hikayesi var. Örneğin Michael Jackson Walk Of Fame’de iki yıldızı olan tek kişi. Yerde olmayan tek yıldız ise Muhammed Ali’ye ait. Gezerken bu detaylara dikkat etmek, keyif düzeyini arttırıyor.
walk-of-fame

Dolby Tiyatrosu: Hollywood Bulvarı (Hollywood/Highland metro çıkışı) üzerinde yer alan ve eski adı Kodak Tiyatrosu olan, daha sonra Kodak’ın iflas etmesinin ardından isim değiştiren, Akademi Ödül Töreninin (Oscar) yapıldığı ünlü tiyatro.

Petersen Otomotiv Müzesi: Los Angeles’a geldiğinizde mutlaka görülmesi gereken müzelerden bir tanesi. Back to the Future’daki Doktor Emmett Lathrop’in kullandığı DMC, Batman’in Batmobil’ı, Dark Night’ Rises’daki Batmpod, ünlü VosVos Herbie, Magnum dizisindeki Ferrari, hepsi bu müzede sergileniyor. Müzede ayrıca geçmişten günümüze efsaneleşmiş neredeyse bütün araçlar var. Müzenin girişi ise 15 dolar. Rehber tutmak isterseniz ayrı ücretlendirme yapılıyor.

petersen-otomotiv-müzesi

Madame Tussauds: Dünyaca ünlü balmumu heykel müzesi Madame Tussauds’un Hollywood’da da bir şubesi bulunuyor. Müze, Hollywood bulvarı üzerinde yer alan Dolby Tiyatrosunun hemen yanında. Müze girişi 30 dolar. Los Angeles’ta gezdiğim müzeler arasındaki en pahalı giriş bu müzenindi.

Hollywood Yazısı: Los Angeles’a gelip de Lee Dağı’nda yer alan dünyaca ünlü HollyWood yazısını görmeden olmaz. Burayı en güzel Gower Caddesinden veya Griffith Rasathanesi’nden görebilirsiniz. Yazıya daha da yakınlaşmak isterseniz farklı aktiviteler mevcut.

hollywood

Griffith Rasathanesi: Griffith Rasathanesi, dünyanın en çok ziyaret edilen halka açık rasathanesi. İçerisinde teleskoplar, astronomi sergileri ve ülkenin üçüncü büyük planetaryum tiyatrosu yer alıyor. Rasathaneye giriş ücretsiz. Rehber tutmak isterseniz ayrıca onun ücretini ödüyorsunuz.

Griffith-Rasathanesi

Beverly Hills: Amerika’nın en pahalı ve en büyük evlerinin bulunduğu, lükslüğü ile göz kamaştıran Beverly Hills, Los Angeles’ında en lüks semti. Hatta dünyanın en pahalı semtlerinden. 100 milyon doları aşkın evler yer alıyor burada. Beverly Hills’de yer alan ‘Rodeo Drive’ caddesinde dünyaca ünlü birçok restoran ve mağaza bulunuyor. Bu caddenin farklı bir havası var. Burada yürüyüş yapmanızı tavsiye ederim. Aynı zamanda dünyaca ünlü birçok yıldızın evi ve dünyaca ünlü birçok kuruluşun merkezide Beverly Hills’de bulunuyor. Not olarak ekleyeyim, burada dolaşırken dünyaca ünlü yıldızlara denk gelebilirsiniz.

Beverly-Hills

Santa Monica: Santa Monica plajı Los Angeles’taki en bilinen plajlardan. Özellikle yazın buranın çok güzel olduğu söyleniyor. Ayrıca Santa Monica İskelesine gidip lunaparkta keyifli vakit geçirebilirsiniz. LA merkezinden uzak olan Santa Monica’ya metro ile ulaşım sağlayabiliyorsunuz. Meşhur ‘Hotel California’ şarkısındaki ‘Hotel California’ oteli de burada bulunuyor.

Venice Plajı: Santa Monica’da yer alan Venice Plajı’nda sörf, en önemli spor aktivitelerinden bir tanesi. Plajın her yerinde farklı spor aktiviteleri yapan insanlar ile karşılaşabilirsiniz. Los Angeles’ın en renkli plajını görmenizi tavsiye ederim.

venice-plajı

La Brea Tar Pits & Müze: Petersen Otomotiv Müzesi’nin hemen karşısında yer alan La Brea Tar Pits, geçmiş yıllara (buzul çağı) ışık tutan bir müze. Müzeye girdiğinizde buzul çağından günümüze var olan değişime tanık oluyorsunuz. Müzenin girişi 12 dolar. Dilerseniz 4 dolar daha vererek ‘Titans of the Ice Age’ 3D filmini izleyebilirsiniz.

la-brea-tar-pits-muze

Çin Mahallesi: Los Angeles’a görülmesi gereken yerlerden bir tanesi de Çin Mahallesi. Buraya gittiğinizde kendinizi biran Çin’de sanabilirsiniz. Şehrin içerisinde kendisine güzel bir yer bulmuş. Buraya toplu taşıma kullanarak ulaşım sağlayabilirsiniz. Çin ile ilgili aradığınız her şey burada var.

Çin Tiyatrosu: 1927’de açılan tarihi bir sinema salonu. Kendisine özgü tarihi ve özgü bir mimarisi var. Girişinde dünyaca ünlü yıldızların ayak ve izleri yer alıyor. Hollywood Bulvarı üzerinde, Dolby Tiyatrosu ile yana yana.

Universal Stüdyoları: Universal Stüdyolarının bir şubesi de Hollywood’da. O meşhur filmlerin nasıl çekildiğini merak ediyorsanız burası tam size göre. Eğer gezmek için vaktiniz varsa ve bütçenizde uygunsa kaçırmayın derim. Giriş en son 100 dolardı. Online alımlarda fiyat farklılaşabiliyor. Bilet almak için bu adresi ziyaret edebilirsiniz. >

universal-studio

Staples Center: Los Angeles’ın en büyük spor salonu olan ve aynı zamanda Los Angeles Lakers ve Los Angeles Clippers’a NBA maçlarında ev sahipliği yapan kompleksi. Burayı görmek ve eğer denk gelirse bir NBA maçına gitmenizi tavsiye ederim.

Disneyland: Dünya’nın en büyük eğlence parkı olan Disneyland, Walt Disney’in kahramanları yaşatan yapısı ile güzel bir eğlence sunuyor. Oldukça büyük bir alan üzerine kurulu Disneyland’ı ziyaret etmek isteyenler direkt Disneyland’a giden otobüsler ile ulaşımlarını sağlayabilirler. Giriş ücretleri 130’dan başlıyor. Bilet fiyatlarına bakmak için > https://disneyland.disney.go.com/tickets/

Walt Disney Konser Salonu: Frank Gehry’nin tasarladığı Walt Disney konser salonu, ilginç mimarisi ile görülecek yerlerden. Buranın en belirgin özelliği parlak olması. Hatta ilk yapıldığı zamanlar öylesine parlakmış ki komşuların çöp tenekelerini eritiyormuş. Daha sonrasında zımparalanarak biraz olsun parlaklığı giderilmeye çalışılmış.

Walt-Disney-Konser-Salonu

Hediye Alımı

Şimdi Los Angeles’a gelipte hediye almamak olur mu? J Bunun için en doğru adres Hollywood/Highland ve civarı. Burada aradığınız bir çok şeyi bulabilirsiniz. Bu bölgede fiyatlar diğer yerlere göre biraz daha pahalı olabilir. Örneğin en çok alınan hediyelerden biri olan anahtarlıkların fiyatı ortalama 4, magnetlerin fiyatları ortalama 5 dolar civarlarında değişiyor.

Konaklama

Los Angeles’ta konaklama için bir çok alternatif mevcut. Ben Los Angeles gezim boyunca Hollywood/Highland’da yer alan Walk of Fame Hostel’de konakladım. Hostel’in konumu çok iyiydi. Şöyle tarif edeyim, Dolby Tiyatrosuna 50 metre, şehir merkezine 4 metro durağı uzaklıkta, Walk of Fame’in üzerinde yer alıyordu. Normal hostellere göre biraz pahalı ama konumu için bence değerdi. Ayrıca hostel’in her gün farklı aktiviteleri de mevcut.

walk-of-fame-1

Yazının başında da söylediğim gibi buraya gelmek güzel ama dönmek biraz zor. Gezdiğiniz her gün ayrı bir tat alıyorsunuz. Her yerde ayrı bir eğlence sizi bekliyor. Dünyanın bir çok farklı kültürü aynı vücutta şekilde bulmuş.

Umarım bu şehirde güzel hikayeler ve anılar biriktirirsiniz. 🙂