Saraybosna’dan araba ile çıktığımız yolculuğumuzda molalar ve fotoğraf çekme etkinlikleriyle birlikte yaklaşık 3 buçuk saatlik bir yolculuğun sonunda Mostar’a vardık. Normal şartlarda molasız bir şekilde 2 saatte girebilmeniz mümkün ama kuzenimle birlikte çıktığımız bu yolculukta biz keşfederek bir yolculuk yapmayı tercih ettik. Mostar’a vardığımızda sakin bir şehir bizi karşıladı. Küçük sokakları, kendine özgü yaşayan insanları ve Türkiye’ye benzer yapısıyla kendimizi Türkiye’de gibi hissettik.

Bosna-Hersek’in en büyük şehri olan Mostar aynı zamanda Bosna-Hersek Federasyonu’na bağlı Hersek-Neretva Kantonu’nun idari merkezi konumunda da yer alıyor. Küçük bir bölgeden oluşan bu şehir toplamda 110 bin nüfusa sahip. Neretva Nehri’nin eteğine kurulan bu şehir özellikle Osmanlı tarihi açıdan zengin bir kültüre sahip. Bu şehir çok uzun yıllar boyunca Osmanlı egemenliğinde kalmış. Bundan dolayı da şehir oldukça fazla Osmanlı eseri bulunuyor.

Mostar şehrini en çok etkileyen ve değişimine sebep olan etkenler II. Dünya ve Bosna Savaşları olmuş. Özellikle 1993 yılında yaşanan Bosna Savaşı şehri önemli ölçüde etkilemiş. Mimar Sinan’ın öğrencisi Mimar Hayrettin tarafından inşa edilen Mostar Köprüsü,  1993 yılındaki savaşta Hırvat topçular tarafından yıkılması bunun en önemli göstergelerinden. 1992 yılında başlayan savaş sırasında Mostar’a oldukça fazla Hırvat nüfus gelmiş ve neredeyse şehir yönetimsel anlamda ikiye bölünmüş.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde de yer alan bu küçük şehirde Müslüman nüfus oldukça fazla. Şehir gelir kaynağı olarak turizmle besleniyor. Sohbet ettiğimiz bazı yerel kişiler genç nüfusun bu şehirden gittiğini özellikle belirttiler.

Burayı gezmek için altınızda araç var ise bir gün çok rahatlıkla yetecektir. Eğer aracınız yok ise iki günlük bir süre ayrılabilir ama ben bir günlük bir sürenin yeterli olacağı kanısındayım. Türkiye’deki küçük tatil beldelerine benzeyen Mostar’da en canlı yaşam tahmin edileceği üzere Mostar köprüsü çevresinde. Bu arada tarihi yapılarda genel olarak Mostar Köprüsü çevresinde bulunuyor.

Mostar Türkiye’den bir saat geride bulunuyor. Para birimi olarak ise Konvertibıl Mark kullanılıyor. Türk lirası Konvertibıl Mark karşısında maalesef düşük bir pariteye sahip. (1 Türk Lirası, 0,61 Konvertibıl Mark civarında) Umarım seyahatinize katkı sağlayabilecek bilgileri sizlerle paylaşmış olurum. Şimdiden keyifli seyahatler.

Mostar’da Yeme İçme

Mostar’da çok uzun süre kalmadığımız için detaylı olarak yeme içme üzerine bir deneyim yaşayamadım ama Cevapi Köftesi ve Boşnak Böreği Saraybosna gibi buranında en popüler yiyecekleri arasında yer alıyor.

Mostar’da Gezilecek Yerler

Mostar Köprüsü: Bu köprü 1566 yılında Mimar Sinan’ın öğrencilerinden biri olan Mimar Hayreddin tarafından inşa edilmiş. Mostar köprüsü 30 metre uzunluğa sahip. Neretva nehrinden ise 24 metre yükseklikte bulunuyor. Köprü Müslüman ve Hristiyanları birleştiren konumundan dolayı arkadaşlığın sembolü olarak da anılıyor. Osmanlı eserleri anlamındaki en önemli yapıtlardan biri olan Mostar köprüsü, Boşnakça’da ‘Stari Most’ adıyla biliniyor.  Bu köprü hiçbir şey olmadan 427 yıl boyunca sapasağlam ayakta kalmasına karşın 1993 yılında gerçekleşen Bosna Savaşı sırasında şehre gelen Hırvatlar tarafından tanklarla köprüye ateş açılmış. Bunun sonucunda ise köprü maalesef yıkılmış. 1997 yılında UNESCO ve Dünya Bankası’nın destekleriyle Mostar Köprüsü yeniden inşa edilmiş. Köprüyü aslına göre inşa etmek için köprünün yapımında kullanılan taşların çıkarıldığı alanda yeniden çalışmalar yapılmış ve buradan çıkarılan taşlar köprü yapımında aslına uygun olması için kullanılmış. 2004 yılında yeniden açılan Mostar Köprüsü Netreva Nehri ile muhteşem bir manzaraya sahip. Aşağıda paylaştığım videodan ise bu köprünün üzücü yıkılışını izleyebilirsiniz.

Eğri Köprü: Mostar köprüsüne iki dakikalık yürüyüş mesafesinde bulunan ve Rabobolja Deresi üzerine 1557 yılında inşa edilen Eğri Köprü, Mostar’da görülecek bir diğer yerlerden. Bosna Savaşı sırasında yıkılan ve yeniden yapılan bu köprünün ismi, onu yapan mimarin köprüyü yaptıktan sonra beğenmediği için adına Eğri Köprü denilmesinden geliyormuş. Bu köprü için Mostar’ın küçültülmüş versiyonu dersek yanılmış olmayız. Yaklaşık 5 metre yüksekliğe sahip bu köprü yine UNESCO’nun girişimiyle yeniden hayata bağlanıyor.

Fransisken Kilisesi: Mostar’daki en büyük yapılardan biri olan bu kilise 1866 yılında yapılmış. Bu kilisenin önemli bir yanı Osmanlı döneminde inşa edilmiş olmasından geliyor. Zamanında kilisenin yanında kütüphane ve bir de manastır inşa edilmiş. Fransisken Kilisesi’de yine II. Dünya Savaşı ve Bosna Savaşı sırasında zarar görmüş ve sonralardan restore edilmiş. Kilise 107 metrelik uzunluğa sahip bir Çan Kulesi’ne sahip. Buradan şehir genel olarak izlenebiliyor.

Hristiyan Haç: 33 Metre yüksekliğinde olan ve Mostar’ın birçok yerinden görülebilen bu haç, 2000 yılında yapılmış. Şehirde halen tartışma konusu olan haç, Müslümanlar tarafından bir hoşgörüsüzlük olarak değerlendiriliyor. Bu haç Mostar’da bulunan Katolik Hırvatların bir simgesi konumunda yer alıyor.

Neretva Nehri: Temizliği ile hayran kaldığım nehir J Nehrin uzunluğu toplamda 230 kilometre. 208 kilometresi Bosna-Hersek topraklarında, 22 kilometresi ise Hırvatistan topraklarında yer alıyor. Nehirde beş dakikalık bot turunun ücreti 5 Euro civarlarında. Mostar Köprüsü’nün hemen altında nehrin yanında güneşlenmek için yerler bulunuyor.

Bisce Polje: Araba ile şehri gezerken Bisce Polje’de bulunan askeri bir alan dikkatimizi çekmişti. Burada savaş yıllarından kalma tankları görmek için durduk. Tam fotoğraf çekeceğimiz sırada askerler uyardı ve bölgeden ayrılmak zorunda kaldık. Eğer aracınız olursa savaş dönemine ait tankları (fotoğraf çekmeden ve fazla durmadan) görebilme ihtimaliniz mevcut.

Blagay Tekkesi: Bugüne kadar gördüğüm en güzel yerlerden biri üzerine kurulan Blagay Tekkesi’ni görmeden Mostar’dan ayrılmayın. Bu tekkenin önünden Buna Nehri doğuyor. Nehri doğduğu mağaradan saniyeden 30 bin desibel su çıktığı söyleniyor ama günümüz teknolojik şartlarında dahi halen keşfedilememiş kısımları mevcut. Bu tekke 1465 yılında kuruluyor. Bu tekke Alperenler için çok önemli bir yere sahip. Blagay Tekkesi Alperenler Tekkesi olarak da biliniyor. Sarı Saltuk ve yanındaki kişiler ile birlikte burada bulunması da burayı çok önemli bir konuma getiriyor. Bulunduğu yapılan dolayı da oldukça güvenli ve savunmalı bir konuma sahip. Tekke halen açık ve belirli dönemlerde Alperen’ler burada toplanıyor. Ben hikayesinden ve bulunduğu yerden çok etkilendim.

Bakırcılar Çarşısı: Mostar Köprüsü’ne girişte bulunan Bakırcılar Çarşısı Mostar’da hediyelik eşya alabileceğiniz en önemli yerlerden biri ama biraz pahalı. Bu çarşıda el yapımı birçok ürün bulabilirsiniz. Türkiye’deki muadillerine benzer bir yapıda olan çarşı oldukça dar sokaklara sahip.

Müslüm Bey Konağı: Burayı görmeye daha büyük bir beklenti ile gitmiştim ama çok fazla beklediğimi bulamadım. Bu konak adını o dönemde yaşayan ve konağı yaptıran Müslüm Bey’den alıyor. Konağın en önemli özelliği ise Osmanlı Döneminde yapılmış olması ve günümüze kadar gelmiş ve o döneme ait nadir konaklardan bir tanesi olması. Mostar’da yapılan bazı önemli günlere ait organizasyonlar bu konakta yapılıyormuş. Mimari olarak güzel bir yapıya sahip olan bu yapıyı Mostar’da görülecek yerler listesine ekleyebilirsiniz.

Koski Mehmet Paşa Cami: 1618 yılında inşa edilen Koski Mehmet Paşa tarafından yapılan cami, Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinde de yer alıyor. Bosna Savaşı sırasında zarar gören tarihi yapılandan biri olan bu cami Türkiye’nin destekleriyle restore ediliyor ve 2001 yılında yeniden açılıyor. Cami içerisinde bulunan şadırvan ve bahçesi de oldukça güzel bir manzaraya sahip.

Karagöz Bey Cami: 1557 yılında inşa edilen Karagöz Bey Cami yine Bosna Savaşı sırasında zarar gören tarihi yapılardan bir tanesi. Bosna Savaşı’nın yanında II. Dünya Savaşı’nda da bazı hasarlar görüyor. Bu caminin Mimar Sinan’ın kontrolünde yapıldığının altını da çizmek gerekiyor.

Biscevica Evi: 1635 yılında inşa edilen BisCevica Evi, Netreva Nehri’ne doğru konumlanan yapısı ile harika bir manzaraya sahip. Bu ev Mostar’daki Osmanlı havasını yansıtan en önemli yapılardan bir tanesi. Burayı görmeye geldiğiniz zaman çevresindeki yüksek duvarlar dikkatinizi çekebilir. Bu duvarlar burada bulunan kadınların rahat hareket edebilmelerini sağlamak için yapılmış. Avlusunda vakit geçirebileceğiniz bir kafe de bulunan bu mekan özellikle eski yapılara karşı ilgisi bulunanlar için keyifli bir yer olabilir.

Geleneksel Atlama Yarışmaları: Netreva Nehri üzerinde farklı spor aktiviteleri yapılabiliyor. Mostar Köprüsü’nü gezdiğiniz sırada köprü üzerinden nehir sularına atlayan gençleri görebilirsiniz. Bu atlayışlar aynı zamanda geleneksel olarak düzenlenen bir spor aktivitesi. 2018 yılında 452’ncisi yapılan bu atlama yarışmaları ‘Baş Üstü’ ve ‘Dik Atlayış’ olarak iki kategoride yapılıyor.

Mostar-Türkiye Mesafe

İstanbul’dan yaklaşık 1.000 km uzaklıkta bulunan Mostar,araba ile 17 saat civarında sürüyor. Yine İstanbul’dan ortalama 2 saatlik bir uçuş mesafesinde yer alıyor. Artan döviz kurlarından dolayı yazıyı yazdığım tarihte en uygun uçak bileti fiyatları 800 ile 950 TL arasında değişiyordu.

Mostar’da Hakkında Tavsiyeler

  • Eğri Köprü’nün orada fotoğraf çekmek için harika yerler var. Ayrıca bu köprü çevresinde bulunan mekanlarda vaktiniz olursa mutlaka bir şeyler için.
  • Koski Mehmet Paşa Cami’nin 98 basamaktan oluşan daracık minaresine çıkın ve şehri buradan izleyin. Harika bir manzarası var.
  • Blagay Tekkesi ve Buna Nehri üzerine kurulmuş mekanlarda dinlenin.
  • Blagay Tekkesi’nin hemen altında bulunan Tekke Restonda nehre karşı bir şeyler için
  • Vaktiniz olursa ve denk gelirseniz Mostar Köprüsü üzerinden yapılan atlayışları izleyin
  • Netreva Nehri’nin merkez dışında bulunan herhangi bir kıyısında durun ve gün batımını izleyin