Okuyacağınız bu yazı her gün karşılaştığım bir hak ihlaline karşı ilgililerin sessiz kalması sonucunda ortaya çıkan bir çığlık niteliği taşımaktadır!

(Sizlerde bu işgallere bir dur demek istiyorsanız içeriklerinizi #kaldırımişgali hashtag’i ile paylaşmanızı rica ederim.)

Her akşam iş dönüşünde eve gitmek için kullandığım güzergahta bir çok farklı markanın ofisi bulunuyor. Gelin görün ki burada iki markayı diğer tüm markalardan farklı kılan bir ayrıcalık var.

Akşam Buca’da ki evime dönüş yolumda bulunan Sürat Kargo ve Yurtiçi Kargosunun kargo araçları şubelerinin önlerine araçlarını öylesine pervasızca park ediyorlar ki yayalara kaldırımda yürüyecek yer kalmıyor. 

Her gün karşılaştığım bu durum karşısında artık yeter diyerek ilk tepkimi markalara Twitter aracılığı ile durumun görselleriyle beraber ilettim. 29 Nisan’da ilettiğim konuya hem Sürat Kargo hem de Yurtiçi Kargo bir gün sonra dönüş yaptılar. Sürat Kargo bilgilerimi istedi. Bilgilerimi ilettim. Sonrasında ise ne arayan var oldu ne de soran. Onun üzerine tarafım ile iletişime geçilmediğini tekrar belirttim, onun üzerine sorunun yine tekrarlandığını ilettim ama nafile, bir yanıt alamadım…

surat-kargo-1

surat-kargo-4

surat-kargo-6surat-kargo-7

Yurtiçi Kargo ise ilettiğim tweet’e daha somut bir dönüş yaptı ve benden araç bilgilerini istedi. Bilgileri ilettim fakat daha sonra hiçbir şeyin değişmediğini uzunca bir süre gözlemledim (Bu gözlemi yaklaşık bir ay boyunca iki marka içinde yaptım ama sonuç aynıydı).

yurtici-kargoyurtici-kargo-2

Bunun üzerine konuyu twitter’ı etkin bir şekilde kullanan Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’ya Twitter üzerinden ilettim. Kendisinden hiçbir dönüş alamadım (Başkanın hesabını incelediğimde ise ortalama olarak günde 7-8 tweet attığını analizledim). Daha sonra iletimin dikkate alınmadığımı görerek konuyu hem İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’na hem de Buca Belediye Başkanı Levent Piriştina’ya Twitter üzerinden tekrar ilettim.

surat-kargo-5

Sonuç mu?

Hiç kimseden bir cevap alamadım.

Twitter’ı bu kadar aktif kullanan başkanlarımdan sadece bir vatandaşın sorunu gibi görünmesine karşı toplumun bütününü kapsayan bir hak işgaline karşı hiçbir tepki gelmedi. -Hoş bir vatandaşın dahi olsa bir hak ihlaili var ise sayının büyüklüğü eylemin derecesini belirlememelidir-

Hem Sürat Kargo hem de Yurtiçi Kargo, sosyal medyanın klişeleşmiş tepki türlerinden olan eylemlerini ortaya koydular. Ofislerine girdiğinizde duvarlarında müşteri memnuniyeti, çevreye duyarlılık gibi sloganları herkesin gözüne batıra batıra ileten bu markaların aslında var olan somut bir hak ihlaline karşı nasıl bir tutum sergilediğini net bir şekilde deneyimlemiş oldum.

Değerli Başkanlarım ve Markalar (Sürat Kargo-Yurtiçi Kargo);

Sizler için çok önemsiz olabilir ama kaldırımlar benim için önemli alanlar. Kaldırımlar, sokaklarda ve caddelerde yayaların rahat ve güvenli hareket etmesi için ayrılmış özel alanlar. Bu alanların böylesine pervasızca işgal edilmesine, iletilen bir durum karşısında markaların sadece gazını almak tabirinde bir iletişim kurma şekline karşıyım! İnsan bu kadar ucuzlaştırılmamalı.

İnsan önemlidir! İnsan hakları önemlidir! İnsanlarla iletişim önemlidir!

Bir aylık gözlemlerin sonucunda artık dayanamayarak bu yazıyı kaleme aldım. Siz ne düşünüyorsunuz bilmiyorum ama toplum olarak  hak ihlallerimize karşı öylesine göz yumar duruma gelmişizki, öğrenilmiş çaresizlik bir kişilik modeli toplumumuzun genetiğine işlemiş. 

Ben yaşadığım bu durumu ve tepkisizlikleri kabullenemiyorum…

İnsanların ve insan haklarının daha önemli olacağı bir düzende buluşmak üzere…

Sizlerde bu işgallere bir dur demek istiyorsanız içeriklerinizi #kaldırımişgali hashtag’i ile paylaşmanızı rica ederim.