Barselona oldukça güzel bir şehir. Demokrasi 1977 yılı gibi çok yakın tarihte gelse dahi bu şehir harika bir yer. Gezilecek çok fazla tarihi yeri bulunuyor. Yemekleri, kültürü ve kendine has mimarisi ile her anında ayrı bir keyifle geziyorsunuz. Bu güzel şehri doğru bir planlama ile 2,5 – 3 günlük bir sürede keyif alarak gezebilirsiniz. Şehri gezmeye başlamadan önce Gaudi’nin hayatını okumanızı tavsiye ederim. Gezeceğiniz birçok yerde mimari olarak Gaudi’nin imzası var. Dünyanın en eski şehirleşme planı Barselona’da ortaya çıkıyor. Bu şehrin düzenli mimari yapısı 1900’lü yılların başında planlanarak yapılıyor.

Detaylara girmeden önce Katalanlar’ın şu sözüne kulak verelim. Katalanlar şöyle diyor; Paris güzeldir, ta ki Barselona’yı görene kadar…

Barselona hakkında öğrendiğim en garip bilgilerden bir tanesi ise şöyle; bu şehir tren ve uçak sanayisinde çok önde. Bunun nedeni ise bu sistemleşmede Atatürk döneminin örnek alınması. 1900’lü yıllarda Türkiye’ye gelen heyet Atatürk döneminde yapılan çalışmaları inceliyor ve örnek alarak uyguluyorlar. Bugün durumları ortada…

Şu an şehirde ayakta olan 82.000 adet eski bina bulunuyor. Barselona oldukça yeşil bir şehir. Şehirde kişi başına 37 ağaç düşüyor. Devlet kanunlarına göre şehrin yüzde 60’ı yeşil olmak zorunda. Bu şehrin kendisine ait ilginç yönleri mevcut. Bu şehir Sevgililer Günü, Babalar ve Anneler Günü farklı tarihlerde kutlanıyor. Örneğin 23 Sevgililer Günü Nisan’da kutlanıyor. Bu günde erkekler kadınlara çiçek, kadınlar erkeklere kitap hediye ediyor. Bu güzel şehirde yılda 900’den fazla festival gerçekleşiyor.

Katalanlar her zaman kendilerini İspanya’lılardan ayrı tutuyor. Katalunya, Dünya’da ilk ve tek parkın içerisinden yönetilen şehri. Bu şehir Zafer Tacının içerisinde bulunan parktan yönetiliyor. Şehirde ise toplamda bu şekilde dizayn edilmiş 52 adet park bulunuyor.

Geniş kaldırımları, sanata doyacağınız etkinlikleri, insana göre yapılandırılmış şehir mimarisi, ücretsiz plajları, sakin insanları ve korna sesini dahi duymayacağınız sakin şehir yaşantısı ile Barselona harika bir şehir. Bu güzel şehre yılda 30 milyon civarında turist geliyor. Barselona’da futbol ve spor ise bir din gibi. Bu arada din demişken Barselona’nın yüzde 70’i ateist bir yapıdan oluşmasına karşın bu şehirde kumar oynamak günah sayılıyor.

Bu şehirdeki mimari yapıda balkonların uzun ve ince olması dikkatinizi çekebilir. Bunun nedeni eski dönemlerde hizmetçilerin servislerini bu balkonlardan geçerek yapmasına dayanıyor. Dünyanın en çok bar ve restaurantınım bulunduğu şehir olan Barselona, yine deniz ürünleri tüketiminde dünyanın ikinci ülkesi. Yıllık kişi başı 39 kilo civarında deniz ürünü tüketimi söz konusu.

Bu şehirde her mahallenin kendisine ait bir festival günü oluyor. Buradaki amaç mahallelerdeki iletişim ve bağın güçlenmesi. İspanya’da devlet halkını zorunlu olarak 1 aylık bir tatile çıkmaya teşvik ediyor ve bunun için ek olarak iki maaş veriyor. Barselona halkı 1945 yılından bu yana bu çift maaş alıyor.

Şehrin zenginleri, futbolcular Pedralbes denilen bölgede yaşıyor. Bu bölge daha dağlara doğru çünkü Barselona’da zenginler sahile doğru değil halktan daha uzak olabilmek için dağlara doğru yaşıyorlar.

Bu şehrin önemli mihenk taşkarı; 1888 ve 1929 yılında iki uluslararası sergi, 1992 yılında yapılan Barselona Olimpiyatları ve 2004 yılında yapılan Barselona Kültürler Forumu. Bunlar Barselona isminin tüm dünyaya yayılmasını sağlamış önemli faaliyetler.

Bugün şehirde 3 farklı polis birliği var. İki tanesi İspanya hükümetine ait, diğer ise Katalunya’ya ait birimlerden oluşuyor ve belirli suçlara belirli polisler bakıyor. Bu anlamda da Barselona değişik bir Avrupa kenti.

8 km’lik bir alana yayılan ızgara şeklindeki planlı mimari kısım Eixample Bölgesi olarak geçiyor. Ayrıca şehir mimarisinde gotik, barok ve art nouveau akımlarının etkilerini bol bol göreceksiniz. Şehrin merkezindeki eski yapıların birbirlerine çok yakın olmasının sebebi ise tamamen güvenlikten dolayı. Özellikle eski dönemlerdeki savaş ve istilalardan daha iyi korunabilmek için bu şekilde yapılmış.

Şehirde sağlık anlamında bize göre ilginç bir yapı var. Burada insanlar özel hastaneler yerine devlet hastanelerine gidiyor ve güveniyor. Devlet hastanesinde çalışmak ise oldukça zor. Devlet Hastanesi’nde bir muayene 300 Euro civarındayken, Özel Hastaneler’de ise 120 Euro civarında. Özel Hastaneler’de daha çok iş bulamamış doktorlar çalışıyor. Bu şehirde organ nakli zorunlu. Bu sebepten dolayı dünyada en çok organ nakli yapılan şehri.

Şehirle ilgili son bir not ise Katalanlar İspanya’dan ayrılarak Katalunya Cumhuriyetini kurmak istiyor olmaları. Bunun nedeni ise İspanya’nın toplam vergisinin yüzde 35’ni sadece Barselona’dan tahsis edilen vergilerden gelmesi. Barselona halkı ülkeyi kendilerinin ayakta tuttuğunu ve bunu kabul etmediklerini ifade ediyor. Şehirde gezerken Katalanların kendilerine ait bayraklarına da sıkça rastlayacaksınız.

Umarım seyahatinize katkı sağlayacak bilgiler sunabilirim. Keyifli gezmeler 🙂

ULAŞIM

Barselona şehir içi ulaşım açısından rahat bir şehir. Ulaşım için Metro en iyi yöntem. Ulaşım sisteminin Google Maps ile entegrasyonu mevcut ve bu işinizi çok kolaylaştırıyor. Vasıtalara bilet almadan binmek veya izinsiz geçişler yapmak olası ama yakalanmanız durumunda 100 Euro ceza ödüyorsunuz. Bence taksi çok pahalı değil. Çok yorulduğunuzda tercih edebileceğiniz ulaşım araçlarından bir tanesi.

Metro: Barselona’da ilk metro seferi 1924 yılında yapılmış ve Avrupa’nın en büyük 5 metrosu arasında yer alıyor. Şehrin büyük bir bölümüne Metro ile gidebilme imkanınız var. Metro girişlerinde bilet otomatları mevcut. Buralardan farklı kullanımlar için biletler alabiliyorsunuz. Tek binişlik kart 2,20 Euro. 2 Günlük kart 15 Euro, 3 günlük 22,4 Euro, 4 Günlük ise 35 Euro. Ayrıca 10 geçiş hakkına sahip T-10 kartı alabilirsiniz. 12,5 Euro ücreti var. Metro hattında L3 (Yeşil Hat) ve L4 (Kırmızı Hat) şehrin merkezinden geçen ve gezilecek yerlere yakın durakları olan istasyonlara sahip.

Taksi: Barselona’da taksi sanıldığı kadar pahalı değil. Birçok yere ulaşım için rahatlıkla taksiyi tercih edebilirsiniz. Taksimetre açılışı hafta içi 2,15 Euro ve kilometrede 1,13 Euro atıyor. Hafta sonları ise taksimetre açılışı yine 2,15 Euro fakat kilometrede 1,34 Euro atıyor.  Beklemelerde ise (yaklaşık 10 sn.) 0,05 cent atıyor. Eğer 20 cm’den daha büyük bir valizle taksiye binerseniz valiz başına 1 Euro ödüyorsunuz. Havalimanına girişte ise taksimetreye 3,10 Euro ek ücret ekleniyor. Özel günlerde (23 Haziran, 24, 25, 31 Aralık gibi) taksimetre açılışları 3,20 Euro ve kilometrede 1,40 Euro atıyor. La Ramla’dan havalimanına ise taksi ile yaklaşık 15 Euro tutuyor ve 17 dakika civarlarında sürüyor. Taksi şoförlerinin çoğu ingilizce bilmiyor. O yüzden gideceğiniz yerin adı veya İspanyolca adresini söylemeniz işinizi kolaylaştırır.

Bisiklet: Şehri keşfetmek için bir diğer alternatif ulaşım aracı ise Bisiklet. Barselona’da her yerde bisikletçi bulabilirsiniz. 4 saat için 10 Euro, tüm gün için 12 Euro’ya kiralama yapabilirsiniz. Elektriklik bisiklet kiralamak isterseniz onun 4 saatlik ücreti 20 Euro, tüm gün için 26 Euro.

Şehirlerarası Otobüs ve Tren: Şehirlerarası otobüs bilet alımı için https://www.goeuro.com/ ‘u kullanabilirsiniz. Otobüsle Barselona – Valensiya 29 Euro, Barselona – Madrid ise 33 Euro. Otobüs için bizdeki gibi onlarca firma yok. Alsa’nın otobüsleri güzel ve konforlu. Şehirlerarası tren bilet alımı için yine ‘Go Euro’yu kullanabilirsiniz. Tren için tavsiyem bileti çok önceden almanız çünkü fiyatlar arasında ciddi farklar oluyor. Trende tek tercihiniz Renfe. Barselona – Madrid arası bilet fiyatları 40 Euro’dan 120 Euro’ya kadar değişiyor.

Havalimanı’ndan Şehir Merkezine Ulaşım

Havalimanından şehrin merkezine gitmek için farklı alternatifler mevcut. Biz gidişte treni, dönüşte taksiyi tercih edenlerdeniz. Havalimanından R2 trenine binerek ‘Barselona Sant’ durağında inin. Bu duraktan sonra yaklaşık 600 metre yürüdükten sonra ‘Plaça Del Centre’ metro istasyonundan metroya binin (L3 Hattı) ve Drassanes, Liceu veya Catalunya duraklarında inin. Bu üç durakta şehrin merkezinde yani La Rambla’da. Sadece Drassanes durağı marinaya daha yakın. Bu arada Barselona Havalimanı ‘El Prat’ olarak da biliniyor. Bu ismi duyduğunuzda da şaşırmayın.

BARSELONA’DA NE YENİR?

YEREL LEZZETLER

Tapas: Barselona’ya geldiğinizde yemeden dönmeyeceğiniz hatta dönemeyeceğiniz şey Tapas’tır. Bizdeki atıştırmalıklara benziyor. Tapas için önereceğim ilk mekan CIUTAT COMTAL. Mekan olarak oldukça hoş ve lezzetli menülere sahip. Biz bu mekanda deniz mahsullerinden oluşan ‘Mini Parrillada Marisco’ yemeyi tercih ettik ve 11,60 Euro ödedik. Ayrıca marina’da bulunan Tapa Tapa mekanıda Tapas yemek için güzel manzaralı yerlerden bir tanesi.

Paella: Kökeni Valensiya olmasına karşın İspanya’nın her yerinde çok rahatlıkla bulabileceğiniz bir yemek. Özellikle La Ramla çevresindeki her mekanda Paella mevcut ve fiyatlar 12,95 ile 21 Euro arasında değişiyor. Biz paella için Real Tapas’ı tercih ettik ve 14 Euro ödedik. Bu mekanı tavsiye ederiz. Ayrıca yanına kalamar siparişi verdik. Enfes bir kalamar geldi. Fiyatı ise 6,5 Euro. Mekan La Rambla’da bulunuyor.

Arroz Negro: Arroz Negro, Paella’nın farklı bir versiyonu diyebiliriz. Mürekkep balığı ile yapımından dolayı siyah renkli geliyor. İçerisinde deniz mahsülleri ve enginar da yer alıyor. Ben lezzetini çok sevmedim ama limonlayarak yediğimde fena gelmedi. Arroz Negro’nun ortalama fiyatı ise 12 Euro civarında.

Carema Catalan: Bizdeki puding tadını andıran, üzerinde şeker yakılarak servis edilen ve katalanların çok sevdiği bir tatlı. Üstündeki şekeri çok karıştırmadan yerseniz bence daha güzel olabiliyor.

Curros (Xurros): Kızarmış bir hamur tatlısı olan Curros, Barselona’da yenecek yerel lezzetlerden bir tanesi. Curros için Carrer Dels Banys Nous sokağındaki Xurreria’da tavsiye ederim. Fiyatı ortalama 2 Euro civarlarında.

Bocadillos: Baget ekmeği arasına peynir, ton balığı vb. alternatifler koyularak oluşturulan harika bir sandviç. Bu şehrin baget ekmekleri çok lezzetli. Bocadillos’un tanesi ise 3-4 Euro civarında.

Gazpacho: Domastes suyundan yapılan ve soğuk içilen bir çorba. Çorbanın gerçek lezzetini alabilmek için soğuk içilmesini özellikle öneriyorlar. Ortalama fiyatı 4 Euro civarlarında.

Sangria: İspanyol kültürü denildiğinde akla ilk gelen içkilerden biriSangria. Farklı yapılma şekilleri mevcut. Farklı farklı meyvelerle yapılabiliyor. Tercihe göre içerisinde vodka veya rum’da koyuluyor. Gittiğiniz her yerde Sangria’yı rahatlıkla bulabilirsiniz.

Cava: Katalanların meşhur şampanyası. Yemekten önce içiliyor. Gideceğiniz birçok mekanda bulabilirsiniz.

Zeytin Yağı: Barselona’da dünyanın en iyi zeytin yağları üretiliyor. Bundan dolayı burada bu tattan mahrum kalmayın.

Escalivada: Patlıcan ve kırmızı biberlerin odun ateşinde pişirilmesi ile hazırlanan ve kızarmış ekmekle servis edilen bu yiyeceğin güzel bir tadı var. Zeytin yapı eklemeyi unutmayın. Sarımsak ise size kalmış.

Domatesli Ekmek (PanCon Tomate): Ekmeğin üzerine önce domates sonra sarımsak sürüldükten sonra zeytin yağı dökülerek yenen bu lezzet katalanlara ait tipik bir lezzet. Günün her saati yenilebiliyor.

Padron(Pimientos de Padrón): Galicia’nın Padron bölgesinde yetişen bu biberler yağda kızartıldıktan sonra üzerine tuz ve karabiber dökülerek servis ediliyor. Lezzetli ve yemeğinize eşlik eden güzel bir tadı var.

ALTERNATİF LEZZETLER

Krep: Size harika bir krepçi tavsiye edeceğim J La Ramla’da yer alan La Boqueria pazarının içerisinde Creps Barcelona isimli bir mekan var. Burada çok güzel krepler yapıyorlar. Tanesi 5-7 Euro arasında değişiyor. Mutlaka yemenizi tavsiye ederim.

Muffin ve Tatlı: Yerel tatlı dışında alternatif bir şeyler yemek isterseniz 1849’dan bu yana hizmet veren ve Plaça de l’Àngel’de yer alan ‘Pastisseria La Colmena’ı öneririm (L4 Metro hattı Jamurl istasyonu çıkışında). Mekanın kendine ait bir kuralı mevcut. Oldukça lezzetli Muffin yapıyorlar. Fiyatlar 1,5 – 4 Euro arasında değişiyor.

Wok to Walk: İspanya’nın birçok kentinde ‘Wok to Walk’ şubelerini görebilirsiniz. Paella vb. yerel lezzetler dışında güzel bir Noodle yemek istiyorsanız burayı tavsiye ederim. La Rambla’da bir şubeleri var. Bir Noodle’ın ortalama 8 Euro civarlarında.

Tropik Meyveler: La Rambla’da yer alan La Boqueria pazarında oldukça alternatif lezzetler mevcut. Burada tropik meyveler, taze sıkılmış meyve suları, tapascılar vb. birçok mekan bulabilirsiniz. Tropik meyvelerden oluşan tabak 1-1,5 Euro civarında. Meyve suları ise 2 Euro’dan satılıyor.

BARSELONA’DA KAHVALTI

Türkiye’deki gibi bir kahvaltı kültürü birçok ülkede olduğu gibi burada da yok ama sizler için bazı alternatif mekanlar tavsiye edeceğiz. Buralara uğramanızı tavsiye ederiz.

Milk Bar: Mekanın sıcak ve samimi bir havası var. Gelenlerin bir çoğu turist. Yumurta ve süt ürünleri neredeyse her menünün içerisinde var. Kahvaltılar kişi başı ortalama 9,5 ila 12 Euro arasında değişiyor. Kahve türleri ise 1 ila 3 Euro arasında. 

Federal Cafe: Federal Kafe güzel ama mekan olarak Milk Bar kadar sıcak bir havası yok. Birçok blog tarafından öneriliyor fakat ben bu mekanı çok sevmedim. Yiyecekleri o kadar lezzetli gelmedi bana ama kahvaltı olarak tercih edilebilecek mekanlar arasında. Burada Smoothie deneyebilirsiniz. Bizdeki muzlu sütün tadına çok yakın.

BARSELONA’DA NERELER GEZİLMELİ?

La RAMBLA: Burası için İstanbul’un İstiklal Caddesi, İzmir’in Kıbrıs Şehitleri denebilir. La Rambla, Barselona’nın en kalabalık ve en işlek caddesi. Yerel dilde La Ramblas ismiyle de anılıyor. Caddenin orta tarafı yayalar için ayrılmış ve bu alanda ressamlar, çiçekler, hediyelik eşya satan mekanları bulabilirsiniz. Bu cadde günün her saati hareketli. Burada yürürken yanınıza gelip hap vb. bir şeyler satmak isteyen tipler olabilir. Çekinmeden yolunuza devam edin 🙂 Bu arada La Rambla’da ‘Parriquia de Lamare de deu de betlem kilisesi’, ‘Licie Opera Salonu’ (Giriş 4 Euro) ve ‘Muse de Cera’ balmumu müzesi (Giriş 15 Euro) yer alıyor. Tarihi açıdan çok gezilecek yerler değil ama alternatif olarak yazmak istedim. La Rambla’nın ara caddelerinden biri olan ‘Avinguda del portal de l’àngel’ oldukça hareketli ve gecenin geç saatlerine kadar açık olan alternatif yemek lezzetlerini bulabileceğiniz bir cadde.

MERCAT DE LA BOQUERİA: La Ramla’da yer alan bu pazar yeri, taze ve canlı yiyeceklerin satıldığı, gezerken hem yemek yiyebileceğiniz hem de farklı lezzetleri görmeniz açısından güzel bir mekan. Buraya aç gelmenizi tavsiye ederim 🙂 Türkiye’de çok fazla bulunmayan veya pahalı olan tüm meyveler burada oldukça uygun fiyatta satılıyor. La Boqueria pazarı Pazartesi’den Cumartesi’ye sabah 8’den akşam 8’e açık.

CAT FERNANDO BOTERO: La Rambla’nın hemen yan tarafında yer alan ‘Cat, Fernando Batero’ özellikle egzotik kuş türlerinin harika sesleriyle yankılanıyor. Bu parkta göreceğiniz Fernando Botero’nun Kedisi, Barselona’da birçok yeri gezdikten sonra şu an olduğu yere 2003 yılında getiriliyor. Ayrıca bu kedi Raval mahallesinin simgelerinden.

ROMAN DUVARI VE SAVUNMA KALESİ: Catedral Gotic’in hemen yanında yer alan bu tarihi yapı, 3. YY’da Romalıların işgalini engellemek için yapılmış. Şu an şehrin içinde yok olsa da linkte vereceğim resme bakınca nasıl bir mantıkta yapıldığını çok daha iyi anlıyorsunuz. Link > https://www.barcelonayellow.com/bcn-tourist/359-map-barcelona-roman-walls

CATEDRAL GOTİC (BARSELONA KATEDRALİ):  Gotik mimarinin en güzel eserlerinden biri olan Barselona Katedrali’nin yapına 1298 yılından başlanmış olmasına rağmen ancak 20. Yüzyılın başlarında bitirilebilmiş. Catedral Gotic’in gerçek adı ‘Holy Cross and Saint Eulalia (Catedral de la Santa Creu i Santa Eulàlia)’dır. Katedralin iç kısmında ortaçağ ve rönesans tarzını görebilirsiniz. Giriş ücreti 3-7 Euro arasında.

THE ZONE OF HOPE: İklim değişikliğinin etkilerini ilk elden tecrübe etmelerinizi sağlayan bir deneyim mekanı. Gerçek alanı sanal alanla eşleştirerek gerçekten büyüleyici bir daldırma sağlamak için Sürükleyici Extreme teknolojilerini kullanıyor. Giriş 15 Euro. Yer bulmak çok kolay olmuyor. Barselona Katedrali’ne 1-2 dakikalık mesafede Carrer dels Arcs’da (Reial Cercle Astistic içerisinde) yer alıyor.

SAGRADA FAMILIA: Barselona’nın en önemli sembollerinden biri olan Sagrada Familia her yönüyle ilginç bir mimari. Gaudi’nin en önemli eserlerinden biri olan Sagrada Familia’nın inşaatı halen devam ediyor. Yapımına 1882 yılında Francisco de Paula del Villar tarafından başlanan ve Gaudi’nin 1883 yılında projeye dahil edildiği kilise, halk arasında bitmeyen kilise olarak da adlandırılıyor. Kilisenin üç cephesi bulunuyor. Gaudi’nin yaptığı Nativity Facade yüzü, 1894-1930 yılları arasında tamamlanmış. Gaudi’nin ölümünden sonra ise ikinci cephe olan Passion Facade 1954-1987 yılları arasında yapılmış. Camlı ve en büyük olan Glory Facade cephesinin yapımına ise 2002 yılında başlanmış ve halen devam ediyor. Nativity Facade dışındaki diğer kısımların mimarisinde Gaudi’den esinlenildiği söylense de durumun çok farklı olduğunu gidince görüyorsunuz. Bu arada Sagrada Familia, tarihte yapımı tamamlanmadan restore edilen tek tarihi yapı olma özelliğini taşıyor. Star Wars yönetmeni George Lucas burayı gezmeye geldiğindr yapıdaki karakterlerden birinden etkileniyor ve Darth Vadet karakteri buradan çıkıyor. Gaudi’nin mezarıda Sagrada Familia’nın hemen altında yer alıyor.

CASE BATLO: Bina yerel dilde Casa dels ossos (Kemiklerin Evi) olarak biliniyor. Gaudi’nin baş yapıtlarından biri olarak adlandırılıyor. Dış mimarisi insan vücudundaki kemikleri andırdığı için ‘Kemiklerin Evi’ olarak geçiyor. 19041-906 yılları arasında Gaudi tarafından yapılan bu modernist eser, UNESCO koruma listesinde yer alıyor. Giriş ücreti 25 Euro.

CASE MILA (LA PEDRERA): 1906-1910 yılları arasında şehrin varlıklı bir ailesi olan Pere Mila ve ailesi için Gaudi tarafından yapılan Case Mila, La Pedrera (Taş Ocağı) lakabıyla da biliniyor. Gaudi, Sagrada Familia’ya başlamandan önce en son bu eseri yapıyor. UNESCO tarafından kültür mirası listesinde bulunan yapı tamamen doğal taşlardan yapılmış. İç kısmı sonsuzluk işareti şeklinde bir figüre sahip. Bu arada Barselona’nın ilk yer altı otoparkı Case Mila’da yapılmış. Binanın bacaları, pencereleri ve tasarımı oldukça garip bir forma sahip. Tam anlamıyla bir Gaudi eseri. Giriş için kapıda bilet alırsanız 25 Euro. Online alırsanız ise 22 Euro ödüyorsunuz. Carrer de Provença ile Passeig de Gracia Caddeleri’nin birleşiminde yer alıyor (Case Botlle’nin tam karşısı).

UAB IDORNISEA UNİVERSİTESİ (Universitat Autònoma de Barcelona): Recinte Modernista de Sant Pau’ya giderken Plaça Cívica’da yer alan ve 1968 yılında kurulan Barselona Özerk Üniversitesi dünya sıralamasında 170’inci sıralarda yer alıyor. Üniversitenin harika bir mimari yapısı var. Giriş ücretsiz. Beş dakikalık da olsa gezmenizi tavsiye ederim.

RECINTE MODERNISTA DE SANT PAU: Lluís Domènech i Montaner tarafından 1901-1930 yılları arasında inşa edilen bir yapı UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alıyor. 2009 yılına kadar faal olarak hastane olarak kullanımı olmuş. Gerçekten güzel bir mimariye sahip.

PARK GÜELL: Park Güell, Barselona’da kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Barselona’da Park Güell’den sonra site kavramı ortadan kalkıyor.Bu parkı yılda 8 milyondan fazla insan ziyaret ediyor ve her yarım saatte bir 400 kişi içeri alınıyor. Tüm hediye marketlerde gördüğünüz seramik kaplı kertenkelede Park Güell’de bulunuyor. 1910-1914 yılları arasında Eusebi Güell ailesi için Gaudi tarafından yapılan park, 1923 yılından sonra halka açılıyor. Eusebi Güell, Park Güell’in yapımı için Gaudi ile görüşür ve bu evlerden 60 adet yaptırmak ister ama proje ticari açıdan başarısız olur ve yapı bugünkü halinde kalır. Park Güell’i gezerken ‘Trencadis’ sanatına çok yakından tanıklık edeceksiniz. Trencadis, Gaudi’nin uyguladığı bir seramik kaplama tekniği.  Bu arada Park Güell’de çok güzel bir şehir manzarası var. Özellikle güneş batımını buradan izleyebilirsiniz. Gaudi’nin Evi ve Müzesi’de park içerisinde bulunuyor. Parkın her yerinde küçük toplar yer alıyor. Bu toplardan parkta 56 tane var. Bunun nedeni ise Hristiyan’ların tesbihinde 56 adet taş olmasından geliyor. Dünyanın en büyük bankıda yine bu parkın içerisinde bulunuyor. Burayı gezerken bazı yerlerde cam şişeleri, tabaklar görebilirsiniz. Bunun nedeni ise Gaudi’nin burayı yaparken parasının yetmemesinden dolayı bu tarz eşyaları betonla karıştırıp kullanması. Giriş ücreti 7,5 Euro. 18:30’dan ise sonra ücretsiz giriş mevcut. Ulaşım için metrodan Lesseps durağında inip 10 dk. yürüyebilirsiniz. Bilet Alımı için > https://www.parkguell.es/en/portada

PLACA D’ESPANYA: Barselona’nın en önemli meydanlarından biri olan ‘Placa D’Espanya’, 1929 yılında tam anlamıyla hizmete açılabilmiş. Meydan çevresindeki arena ve kulelerle gezilecek yerler arasında. Burayı görmek için on dakikanızı ayırmanız yeterli.

PLAZA DE TOROS DE LAS ARENAS: 1834 yılında inşa edilen bu arena, Barselona’daki eski boğa güreşlerinin yapıldığı mekan. Augusto Font Carreras tarafından yapılan arena, 14.893 kişilik kapasiteye sahipti.  Arenanın çapı 52 metre. Placa d’espanya’da yer alan arena şu an bir avm olarak kullanılıyor. Bu arada arenaya çıkış için girişte 1 Euro alıyor ama AVM içerisinden ücretsiz çıkabiliyorsunuz. Arenalarda gördüğünüz oval mimari yapı mozarabe tarzı olarak geçiyor.

THE VENETIAN TOWERS: Ramon Reventos tarafından tasarlanan ve 1929 yılında Venedik’deki St. Mark Bazilikası’nın çan kulesinden ilham alınarak yapılan kuleler herhangi bir amaca hizmet etmek için değil sadece süs amaçlı yapılmış. Kuleler 47 Metre yüksekliğinde.

CAMP NOU: Barselona’ya gelmişken gezilecek güzel mekanlardan bir tanesi de Barselona Spor Kulübü’nğn stadı Camp Nou. Camp Nou merkeze biraz uzak. Buraya gitmek için L3 metro hattında yer alan Les Corts’da inebilirsiniz. Bu durakta indikten sonra yürüyerek 12 dakikada stada varabiliyorsunuz. Stadı gezmek için farklı opsiyonlar mevcut. En alt giriş biletinin ücreti 26 Euro. Bu versiyon yeterli oluyor ama bir üst paket olan plus paketi almak isterseniz ücreti 35 Euro. Eğer bileti internetten alırsanız 3,5 Euro daha ucuza alabiliyorsunuz. Camp Nou’yu gezmek  için bir saatlik bir zaman ayırmanız yeterli. https://www.fcbarcelona.com/en/tickets/camp-nou-experience

PİCASSO MÜZESİ: Carrer Montcada’de bulunan Picasso müzesi gezmek için sona bırakılabilecek yerlerden. Giriş 7 Euro. Müzeden ziyade müzenin bulunduğu sokağı çok daha sevdiğimi itiraf etmeliyim.

CASA DE LES PUNXES: Barselona’nın en sembolik yapılarından biri olan ve 1905 yılında Josep Puig i Cadafalch tarafından tasarlanan The Casa de les Punxes diğer bir adıyla Casa Terradas, görülmesi gereken mimari yapılardan.

TRİOMF KEMERİ (ARCO DEL TRİUNFO): 1888 yılındaBarselona Dünya Fuarı’na giriş için yapılan bu Triomf Kemeri, önünde bulunan parkla çok güzel bir havaya bürünmüş durumda. Kemerin iki sütununda da Barselona’da bir refah dönemi boyunca hüküm süren Kral Jaume I’in amblemi olan taş yarasalar bulunuyor.

MARİNA: Barselona marinası oldukça popüler yat ve teknelerin uğradığı bir yer. Biz gittiğimizde dünyanın en büyük süper botu oradaydı. Bu şekilde ilginç deniz taşıtları ile karşılaşabiliyorsunuz. Ayrıca marinada bir avm olduğundan dolayı deniz manzaralı yemekler La Rambla’da yer alan birçok yerden daha ucuz.

BORN MAHALLESİ: Burası Fransızlar tarafından yıkılan ve tamamen tesadüf eseri bulunan bir yer. Buraya eski Katalunya’da deniliyor. Yaklaşık 200 yıllık bir geçmişe sahip. Giriş ücretsiz.

OLİMPİYAT KÖYÜ: 1929’dan itibaren her sene olimpiyatlara başvuruluyor ama ilk olimpiyatlar 1992 yılında kazanılıyor. Olimpiyatlar Barselona’nın dönüm noktası olarak adlandırılıyor. Buradan gelen büyük turizm geliri ile şehir yenileniyor. Giriş ücretsiz olan olimpiyat köyünde şu an konserler, ragbi maçları ve çocuk eğlenceleri yapılıyor.

POBLE ESPANYOL(İSPANYOL KÖYÜ): Montjuic Tepesi’nde yer alan Poble Espanyol harika bir açık hava müzesi. Baharda burayı gezmek ayrı güzel. Burası şehrin ünlü bina ve caddelerine ait 117 eserin replikalarının bulunduğu bir yer.

GECE HAYATI

Barselona’da gece hayatının en hareketli olduğu gün Cumartesi. Şehrin Cumartesi günü tamamen sokakta desek yeridir.

Sahilde bulunan Catwalk, Pacha, Shoko, Opium ve Carpe Diem en ünlü gece mekanları arasında yer alıyor. Ben Carpe Diem’e gitme fırsatı yakaladım. Burada Arap, Asya ve Hint kültüründen oluşan bir konsept var. Vaktiniz ve imkanınız olursa mutlaka bu mekanlardan bir tanesine gidin derim.

Gece kulüplerine giderken yine kıyafetlere dikkat etmek önemli. Özellikle erkeklerin spor ayakkabı giymemesini tavsiye ederim.

BARSELONA’DA YAPILMASI GEREKENLER

  • Marina’da güneşin doğuşuna karşı sabah kahvesi için,
  • Tarihi binaların içerisinde özellikle çok eski yıllardan kalma tarihi asansörler var. Bunlardan bir tanesini bulun ve mutlaka kaçak olarak binip deneyimleyin,
  • Flamenko izlemeye gidin. Flamenko izlemek için önerim merkezde yer alan Tarantos. Yarım saatlik gösteri 15 Euro (Kişi başı). Benim tadı damağımda kalmış aktivitelerden bir tanesiydi,
  • Plaça Antono Lopez’de (port’un hemen karşısı) bir sabah yürüyüşü yapın. Gün doğumu ile birlikte çok daha güzel oluyor,
  • Şehirde Cuma ve Cumartesi akşamı mutlaka sokakta olun,
  • Park Güell’de güneşin batışını seyredin,
  • Bir gününüzü tamamen yerel lezzetlere ayırın ve hepsini deneyin,
  • Sagrada Familia’nın yanında yer alan bahçelerden birinde oturun ve bir şeyler için,
  • Harika ve çok lezzetli zeytin yağlarından mutlaka deneyim,
  • Gotik mimariyi sonuna kadar hissedeceğiniz dar sokaklarında kaybolun,
  • Ücretiz ve temiz plajlarında denize girin,
  • Vaktiniz olursa mutlaka Barselona’nın bir maçına gidin,
  • Barselona’nın güzel şaraplarını Manchego peyniri ile deneyin,
  • Dünya’nın en iyi 52’nci barı olan Dry Martini’ye mutlaka uğrayın,
  • Dünya’nın en iyi zeytin yağlarının mutlaka tadına bakın,
  • Bir sabah kahvenizi Sagrada Familia’nın önünde mimarinin hikayesini okuyarak için,
  • Yukarıda yazdığım veya yazamadığım katalan lezzetlerini tadın,
  • Şehrin tarihini sokaklarında kahve içerek okuyun,
  • Bisiklet kiralayın ve şehri bu şekilde de keşfedin,
  • Sahilde gece yürüyüşü yapın,
  • İspanyol köyünde kahve için, yemek yiyin
  • Picasso ve Dali’nin gençliğinin geçtiği ve Born Mahallesi’nde bulunan kafelerde bir şeyler için

KONAKLAMA

Barselona’da konaklamanın en dikkat edilmesi gereken kısmı konaklanacak yerin şehrin merkezinde olması. Özellikle La Rambla veya Gotik’e yakın yerleri tercih etmeniz şehirde gezmenizi kolaylaştıracak ve daha keyifli hale getirecektir. Barselona’da ‘Abba Rambla Hotel’ ve ‘Casa Lirio’da konaklama yaptık. Her ikisi de La Rambla’nın merkezinde yer alıyor. İki oteli de konaklama için tavsiye ederim.

MARKET FİYATLARI

Marketler bence bir şehin pahalı veya ucuz olduğunun anlaşılabileceği en güzel gözlem yerlerinden bir tanesi.  Barselona’da marketlerin fiyatları ortalama olarak aşağıdaki seviyelerde değişiyor.

Ürün Euro   Ürün Euro
Pringless 1,69   Makarnalar 0,45-0,57
Ekmek 0,70   Heinz Ketçap 500 Ml. 2,89
Coca-Cola (1 Lt.) 1,35   Domates 1 Kg. 1,6
Meyve Suları (1 Lt.) 1,25-1,95   Patates 1 Kg. 0,89
Süt 1 Lt. 0,90   Soğan 1 Kg 0,9
Su 0.5 Ml. 0,5   Yağ 1 Lt. 1,95
Cipsler 1-2,45   Üçgen Sandviç 1